Doç. Dr. Mehmet Bedii Kaya
Bilişim Hukuku

Anayasa Mahkemesi’nin Elektronik Ticaretle İmtihanı: Aracılık Yönteminin Sonu mu?

Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarih ve 2024/187 E kararıyla Elektronik Ticaret Kanunu’nun 9. Maddesinin birinci fıkrasını iptal etti. Bu hüküm, aracı hizmet sağlayıcılara hizmet sağlayıcıların hukuka aykırılıklarına karşı muafiyet sağlıyordu. Aracılık faaliyetlerinin teknik niteliği gereği bu hüküm getirilmişti.

Anayasa Mahkemesi konuya basit bir yöntemle yaklaştı. Metodu özetlemek gerekirse:
▪️ Tüketicinin korunması gereklidir.
▪️ AHS’nin sorumlu tutulması tüketicinin etkin korunmasını için önemlidir.
▪️ AHS’ler pasif değil aktif platformlardır.
▪️ AHS’ye sorumluluk getirilmesi mülkiyet hakkına bir müdahaledir.
▪️ Tüketicinin korunmasına yönelik gereklilik AHS’nin mülkiyet hakkına müdahaleyi meşru kılar.

Mahkeme, mukayeseli hukuku inceliyormuş gibi yapsa da aslında hem AB E-Ticaret Direktifinin hem de AB Dijital Hizmetler Yasasının ilgili hükümlerinin hem lafzını hem de ruhunu gereğince ele almamıştır. Mukayeseli hukukun etrafından dolaşmıştır. Platformlara daha yüksek bir özen yükümlülüğü getirilmiş olması sorumluluk hükümlerini ortadan kaldırmamaktadır. Güvenli liman ilkesi yüzeyel değil derinlikli bir incelemeyi haketmektedir.

Peki, tüketiciler gerçekten platformlara karşı korumasız mıydı? Sayın Ömer Çınar hocamın karşıoy yazısı bu konuda çok doyurucu bir gerekçe ortaya koymaktadır. Hocamın tüm tespitlerine katılıyorum. AHS’ler zaten birçok yükümlülüğe tabiydi.

Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı ayrımını ortadan kaldıran yaklaşım ETK’nın tüm sistematiğini altüst edecektir.

Öte yandan, AHS’ler 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcı niteliğindedir. 5651 madde 5(1)’de yer alan sorumsuzluk hükmü ilga edilmedi. ETK’daki hüküm ilga olsa bile 5651 uygulanmaya devam edecektir. 5651, hukuk sistemimizde AB Hukukunda Dijital Hizmetler Yasasının karşılığı üstelik. Tartışmalar bu açıdan da ele alınmalıdır.

İnternet hukuku, kişisel veri koruma hukuku, siber güvenlik hukuku ve reklam hukuku kurallarının getirdiği uyum ödevleri dikkate alındığında hosting platformları dışında pasif elektronik ticaret platformu bulmak mümkün müdür? Bu açıdan da karar uygulamayı belirsiz hale getirmektedir.

Peki, şimdi ne olacaktır?

(1) Hizmet sağlayıcıları daha katı kurallara tabi tutulur ve daha katı cezai şartlar uygulanır. Üstelik böyle bir katılaşma, yeni sorumluluk rejimi dikkate alındığında haksız ticari uygulama olarak da nitelendirilemez. Artan hukuki maliyet tüketiciye yansıtılır.

(2) Hizmet sağlayıcılara mevcuttan daha katı denetim ve uyum yükümlülükleri getirilir. Ürün yükleme yavaşlar. Büyük hizmet sağlayıcılar buna uyar. Küçük işletmeler buna uymadığı için rekabet dengesi bozulur. Çeşitlilik azalır. Rekabetin azalması tüketiciye olumsuz yansır.

(3) Hibrit platformlar aracılık faaliyetini durdurur. Aracılıktan hizmet sağlayıcıya dönüşür. Haklı bir gerekçe olur. Platform dışı kalma küçük işletmelere zarar verir.

Senaryolar artırılabilir.

Teknolojiye göre hukuk yaklaşımı doğru bir metodoloji değildir. Yapay zeka platformlarının elektronik ticarette temel mecralara (A2C) dönüştüğü bir dönemdeyiz. İlke temelli ve bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç vardır…

Karar için bkz. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260602-4.pdf